22 Nisan 2020 Çarşamba

confession

Gecenin getirdiği hüzünle birikmiş duyguların ortaya çıkma zamanı tekrar gelmiş sanırım. Uzun zaman olu yazmayalı birşeyleri biriktirip içimden atmayalı. Ya ben çok hissizleşmiştim, ya fazla mutlu ya fazla umursamaz. Belki de alışmıştım. Karmaşıklıklar koşturmacalar derken kendime dönüp bakma fırsatım olmamıştı belki de. Şu an tarihe tanıklık  ettiğimiz anlardan birini yaşıyoruz aslında. Eve kapanmak zorunda kaldığımız, aslında bizim için neyin daha önemli olduğunu sorguladığımız şu günlerde benim için evden çıkmayalı yaklaşık 40 gün olmuş. Olanlar üzerine geçmiş üzerine gelecek üzerine bol bol düşünme fırsatı buldum da denebilir. Son 1.5 yıldır biraz daha bir şeyler yoluna girmişti aslında. Her ne kadar çok çalışmaktan ölü gibi eve gelsem, lanet okuyarak işe gidip tatilimde en büyük tutkum olan dünyayı tanıma gezme merakımı giderirken  bir yandan devam etmeye çalıştığım okulumla az da olsa mutluydum. Tatmin olabiliyordum.
Son bir aydır sanki hayatımı boşuna yaşamışım biriktirdiklerim elde etmek için bin bir çaba harcadığım şeylerin elimden kayıp gitmesine seyirci kalmak zorunda hissediyorum kendimi. 5 6 yaşlarında başlayan okul sevgim, okuma isteğim hala sönmedi ama çok yoruldum. Ben ne kadar ilerlemeye çalışsam hayallerimden vazgeçmemeye dirensem de sanki dünya tam tersinin olması ve ben seni vazgeçirmesini bilirim dercesine her şey tersine giderken tek tutunabildiğim şey daha kötüsünü yaşadım ben bu da geçecek diyebilmem oluyor belki de. Ama umutsuzluğa kapılmamak elden değil.Tüm olumsuzlukları ve getirecekleriyle kendimi hazırladığım hayallerimden vazgeçmek zorunda bırakılıyorum sanki. Şanslı olmadım hiç.. Çabalamadan defalarca denemeden hiç bir şeyi başaramadım. istediğim kolayca erişmek olmasa da her seferinde bu kadar yenilmek de kolay kaldırılmıyormuş. Toplum, hayatın işleme düzeni bütün haksızlıklar eşitsizlikler... bunlarla savaşabilecek güçte olduğumu düşünürdüm hep. Gücüm artık yetmiyor sanki.. Bırakmak istiyorum gerçekten..
Şuan tek dileğim sessiz sakin bir doğada kendimi dinleyebilmek, huzura kavuşmak.. belki de bazı şeylerden vazgeçmek daha büyük bir erdem olacak benim için. Kendimi daha fazla başarısız, bitik, köle gibi hissetmek istemiyorum. Zaman her şeyi geçirecek iyileştirecek belki. Ya da tek başımıza gelen şey hissizleşmek olacak.. kabullenmek, ses çıkarmamak, öylece izlemek..
Keşke ufak bir ışık görünse yine, var olmaya devam etmenin bir yolunu bulabilsem..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder