Şu an gecenin bi yarısında bi yazma isteği geldiği için açtım yazayım dedim. Ne birikti ne birikmedi bilinmez ama dinlemek isteyen olursa buyursun.:)
Uzun zamandır beklediğim heyecanla, stresle endişeyle hazırlandığım erasmus serüvenim hiç hoş başlamadı. Gelirken kafamda milyon tane soruyla gelmenin yanı sıra valizimin kaybolması çok fena oldu. O an ne hissedeceğimi yapacağımı bilemedim. Lost and found'a bildirip rapor tutturduktan sonra çok ağlamak istedim ama tuttum kendimi. Yolda giderken ne düşündüm ne yaptım bilmiyorum ama hiç hoş değildi. Hala Pavia'ya alışmış değilim. Zaman alacak gibi.. Günleri sayıyorum dönmek için desem yalan olmaz. Oda arkadaşım olmasa gerçekten geldiğim gün dönebilirdim. Hakkını ödeyemem.
Buraya gelirken çok farklı düşüncelerle gelmiştim. Dönerken de bi o kadar farklı olacak bundan eminim.
Burada gezdiğim gördüğümü anlatır mıyım bilmem ama şu an sadece hislerimi yazasım var.İçimden geçtiği gibi.
Ne kadar sorunlarından olanlardan ve insanlarının çoğundan sıkılmış olsam da memleket farklı oluyor. Atsan atılmaz satsan satılmaz. Kimsenin bilmediği yerde olmak bi süre iyidir de aile, arkadaş, okul özleniyor işte. Ne dersen de..
Kendimi keşfetmeye geldim ben sözde.. Bakalım sonuç ne olacak..Kötü hissetmiyorum ama yalnızım.. Bir sürü düşünce geçiyor kafamdan.. İnsanlar olaylar yerler duygular..
Ben hatıralarıma çok düşkünüm sanırım.Bazı arkadaşlarımla olan hatıralarımı silip atamadım atamıyorum. Ama hayat hepimizi farklı yere savurdu. Herkes kendi yolunu buldu. Arkadaşlarımla rahat rahat konuşup huzurlu olduğum zamanlar artık pek yok. İnsanlarla birlikte olurken sebepsiz yere bitecek güzel anlar için hüzünleniyorum ben. Konuşmak anlatmak istediğim bir arkadaşım var ama olmuyor. Ne yapsam olmuyor..