16 Ağustos 2015 Pazar

Y-a-t-il quelqu'un?


Long time no see ha ?? Uzun zamandır hislerimi yazmamıştım buraya.Birileriyle dertleşmek bana göre değil aslında. İstediğim cevabı alamayacağımı bildiğim için pek taraftarı olmamışımdır. Yine de rahatlattığı kesin. Hele ki yalnız olmadığınızı hissettiren birileri varsa ne mutlu size. İkili ilişkilerim iyidir. İnsanlarla iyi geçinirim evet ama genel olarak berbatım sanırsam. Son zamanlarda yaşadığım hissizlik, yitirmişlik duygusu, aidiyetsizlik hat safhada. Ne yapacağımı da pek bilmez oldum açıkçası. Buabildiğim tek çözüm çekip gitmek gerçekten başka bi çözüm göremiyorum. Bi zamanlar cidden değer verdiğim arkadaşlıklarım vardı. Sayıca çok değillerdi aslında. Azaltmıştım bunu. Sonra gördüm ki onlar bile yalan yani. Ne ki ya arkadaşlık? Hepsine tamam da bu son fenaydı be. Sen gel Meleği onla bunla suçla sonra git aynısını ona yap. Yok oyle bi dünya kaaarşim. Senin yüzünden ben ne kadar kendimi suçlamıştım ne kadar kötü hissetmiştim. neyse sanırsam lafını etmeye bile değmeyecek biri. Anlamaya çalıştıkça olmuyo ben de bıraktım.
21. yüzyılın bi akımı olduğunu keşfettim sanırsam. İnsanlarda bi intihar eğilimi bi mutsuzluk bi hissizlik yer etmiş durumda. Ben de olduğu gibi. Sadece yaşamak için yaşıyoruz. Ülke desen yaşanmaz hale geldi. Bu siyasilerin çıkarlarından dolayı ölen insanların hayatları ne olacak acaba? Çok merak ediyorum.. Buna tanıklık etmek beni çok üzüyor elimden bir şey gelmiyor çünkü.. Bu konu derin girersem çıkamam sanırsam.
Yine bir gitme isteği uyandı ki benim içimde..Bu istek neden hep vardı ? ne zaman çıktı ne zaman var oldu bilmiyorum ama dayanılmaz derecede büyüyor içimde..Durduramıyorum ben bunu..hayallerle yaşayan birine dönüşüp kalacağım günler yakındır...

C'est un S.O.S, je suis touchée, je suis à terre ! 
Entends-tu ma détresse, y a-t-il quelqu'un ? 
Bu bir yardım çağrısı, dokundum, yerdeyim! 
Üzüntümü görüyor musun, orada biri var mı? 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder